+ Yorum Gönder

Konu: Organ Nakli İle İlgili Hikaye

  1. Suskun
    Moderator

    Reklamlar


    Organ Nakli İle İlgili Hikaye

    Reklamlar






    Organ Nakli Hikayesi

    BİR ORGAN NAKLİ HİKAYESİ


    Geçen yıl yapılan 2 bin 300 böbrek naklinin 500'ünü gerçekleştiren Antalya'daki Medicalpark Hastanesinin Organ Nakli Merkezi kapılarını Anadolu Ajansı'na açtı.


    ANTALYA - AA ekibi, böbrek hastası Zehra Yaşar (28) ve ona böbreğiyle yeniden hayat veren babası Sami Çavuş'un (50) izniyle, bir organ naklinin her aşamasını fotoğraflayarak görüntüledi.

    Niğde'den gelen baba ve kızının hastaneye girişinden itibaren gün içerisinde yaklaşık 50 tetkik uygulandı. Tetkikler sonrası Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Alper Demirbaş, Zehra Yaşar ve babası Sami Çavuş'a organ nakliyle ilgili bilgi verdikten sonra nakille ilgili kesin kararın test sonuçlarına göre belli olacağını söyledi.

    Ertesi gün çıkan tetkik sonuçlarının ardından yeniden baba ve kızı ile biraraya gelen Prof. Dr. Demirbaş, baba Sami Çavuş'a operasyon sonrası ortaya çıkabilecek riskleri anlatarak, 'Bu testler vericiler için dünyada kabul edilen standart testlerdir. Sizin test sonuçlarınıza göre kızınıza böbreğinizi bağışlamanızda engel yok. Bu ameliyat 1955'ten beri yapılıyor. Yüz binlerce insan başkasının böbreğini taşıyor. Elimizde bir böbreğini bağışlayan insanların 40 yıl sonra tek böbrekle yaşadıkları durumda herhangi bir hastalığa diğer insanlardan daha fazla yakalanmadıklarını gösteren 100'ün üzerinde çalışma var ama neticede bu bir ameliyattır. Bu ameliyatta riskleri kabul ediyor musunuz? Bu riskleri iyice anladınız mı?' dedi. Baba Sami Çavuş da 'Kabul ediyorum' yanıtını verdi.

    Bunun üzerine Prof. Dr. Demirbaş, Zehra Yaşar'a diyaliz tedavisi görüp görmediğini sordu. Yaşar'ın 'hayır' cevabı vermesi üzerine Demirbaş, şöyle konuştu:

    'Diyalize girmemeniz çok olumlu. Çünkü böbrek naklinde elde edilen en iyi sonuçlar, diyalize hiç girmeyen hastalardan alınır. Babanız size bir böbreğini bağışlıyor. Sizi aslında sadece diyalizden kurtarmıyor, hayatınızı da kurtarıyor. Her yaşta yapılan çalışmalar göstermiştir ki böbrek nakli yapılan hastalar diyalize girenlere göre 3-3,5 kat arasında daha uzun yaşarlar. Bugün diyalize başvuran 100 kişinin 10 yıl sonra neredeyse tamamını kaybediyoruz ama bugün böbrek nakli yapılan 100 kişinin 85'i ayakta kalıyor. Ama bu demek değildir ki böbrek naklinden sonra herşey güllük gülistanlık olacak. Naklettiğimiz her 100 böbreğin 4-4,5'u bir yıl sonra çalışmayabilir.

    Yaptığımız testlere göre bunun için bir neden yok ama bu demek değildir ki siz 4-4,5'luk gruba girmeyeceksiniz. O grupta da bu risk testlerde çıkmıyor ama bizim bilemediğimiz bazı şeyler var. Bilimin de ulaşamadığı bazı yerler var. Ameliyattan sonraki 1-2 ay içinde çok fazla sosyal hayatta olmamanızda fayda var. Çünkü vücudun böbreği reddetmemesi için kullanacağınız ilaçlar birkaç ay vücut direncinizi zayıflatacak. Bu ilaçları ömür boyu kullanacaksınız. Babanız size bir böbreğini bağışlıyor. Ameliyat sonrasında bir sorun çıkmaz. Hastaneye başvurduktan 6-7 gün sonra taburcu olacaksınız.

    Size verebileceğim tek garanti elimizden gelen her şeyi yapacağımızdır. Bizim ekibimiz bu ameliyatlarda oldukça deneyimlidir. 2 binin üzerinde böbrek nakli yaptım. Umarım herşey iyi olur.'


    -KARAR SONRASI BABA VE KIZININ DUYGULARI-

    Organ nakli yapılması kesinleşen Zehra Yaşar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hastalığına 2008 yılında teşhis konulduğunu söyledi. Hastalığının ilk evresinin çok zor geçtiğini belirten Yaşar, 'Hastalığımı tanıma sürecinde sürekli ağlıyordum. Hastalığımı tanıdıktan sonra daha iyi oldum' dedi.

    Bu süreçte doğum yapması yasaklanmasına rağmen hamile kaldığını anlatan Yaşar, çok zor bir hamilelik süreci yaşadığını vurguladı. 28 haftalıkken doğum yapmak zorunda kaldığını ifade eden Yaşar, 850 gram doğan oğlunun şimdi bir yaşında ve sağlıklı olduğunu söyledi. Yaşar, 'Hamilelikte çok büyük zorluklar yaşadım. Neredeyse gittim geldim diyebilirim. Yüksek tansiyon hayatımı felç etti' diye konuştu.

    Baba Sami Çavuş ise ameliyattan korkmadığını belirterek, organ nakli konusunda halkın bilinçlenmesi gerektiğini söyledi.

    'Kızınız hasta olmasaydı organ bağışını düşünür müydünüz?' sorusuna samimiyetle cevap veren Çavuş, 'Ne yalan söyleyeyim organ bağışını hiç düşünmemiştim. Hastaneye geldikten, buradaki hastaları ve doktorları gördükten sonra toplumun ne kadar bilinçsiz olduğunu anladım. Bu konuda hiç bilgimiz yokmuş. Organ bağışı insana yapılan yatırımmış' görüşünü dile getirdi.


    -ORGAN NAKLİ OPERASYONUNA 1 GÜN KALA-

    Hastanedeki odalarında ertesi gün yapılacak olan organ nakli operasyonuna hazırlanan baba ve kız, heyecanlarını AA ekibiyle paylaştı.

    Baba Sami Çavuş, 'Allah'a şükür bize çift böbrek verilmiş. Buna seviniyoruz. Bir de hasta olan insanların böbrek bulunduğundaki sevincini düşünmek lazım. Doktor beyle de konuştuk. 60 bin böbrek hastasının nakil beklediğini söyledi. Allah da insanlara çift vermiş böbreği. Hepimizin biraz duyarlı olması lazım. Ben kızım için yaptım. Bir başkası da bir yakını için bunu yapmalı. O hasta insanların yüzünü güldürmek için' diye konuştu.

    'Heyecanlı mısınız?' sorusunu da gülümseyerek yanıtlayan Çavuş, 'Heyacanlı mıyım? Elbette heyecanlıyım ama bu korkudan kaynaklanan bir heyecan değil. Kızımın çektiği çilenin biteceğini düşündüğüm için sevinçten duyduğum bir heyecan' diyerek, şöyle devam etti:

    'İnsanların bu konuda bilinçlendirilmesi gerekiyor. Böylece insanların bu konudaki korkuları giderilir hem de korkuların giderilmesiyle yaşanan acılar diner. İnsan çok zengin olabilir. Zengindir parasından fedakarlık yapar, çiftçidir tarlasındaki mahsulünden verir. Bunlar malından yapılanlar. Ancak kendinden vermek başka bir duygu. Maldan değil, paradan değil, canından bir parçayı veriyorsun... Canından verince daha bir başka oluyor.'

    Her halinden heyecanlı olduğu gözlenen Zehra Yaşar da 'Bütün duyguları aynı anda yaşıyorum. Sevinç, endişe, keder, hepsini... Tarif edemiyorum duygularımı ama daha çok kaygı ve endişe var. Sevinç de var tabi. Çünkü hastalığımdan kurtulacağım inşallah. Bundan sonra daha iyi bir yaşam ümit ediyorum. En çok bunun sevinci var. Ameliyattan sonra istediğim şeyleri rahatça yeyip içebilmeyi çok istiyorum. Sürekli ilaç kullanımı beni biraz endişelendiriyor ama ona razı olacağız çünkü şimdiye kadar çok acılar çektik. Ölümlerden döndüm. Aldığım ilaçları, dün ilk kez diyalize girdim onun acısını düşününce ilaçlar bana çok hafif gelecek' sözleriyle hislerini paylaştı.

    Babasının böbreğini verip vermeyeceğinden son ana kadar emin olamadığını belirten Yaşar, kendisini sürekli diyalize hazırladığını kaydetti. Bunun için diyaliz merkezlerine gittiğini ve araştırma yaptığını dile getiren Yaşar, şöyle konuştu:

    'Açıkçası nakil ihtimalini çok fazla düşünmemiştim. O nedenle babamın 'Tamam' demesi bani daha da çok mutlu etti. Beklediğiniz bir şey gerçekleşmediğinde çok mutsuz olursunuz ama beklemediğiniz bir güzellik karşınıza çıktığı zaman daha farklı oluyor. Hep başkalarından bir şeyler dinlersiniz, hikaye gibi. Size hiç kendi başınıza gelmeyecekmiş gibi gelir. Bu olayda bize aynen böyle geldi. Diyalize girenleri, nakil olanları duyduk ama bu bizim başımıza hiç gelemezmiş gibi düşündük. Bana hastasın dendiğinde 'yok kesin yanlış teşhis' diye düşündük.

    Benim ilerde çocuğumun başına buna benzer bir durum gelse tereddüt etmeden veririm. Şu an böbreğim tek öyle bir imkan yok ama göz olsun, karaciğer olsun ya da ne bileyim verebileceğim bir şeyse hiç tereddüt etmeden veririm.'

    -OPERASYON BAŞARIYLA GERÇEKLEŞTİ-

    Ameliyathaneye alınan baba ve kızın heyecanı zirveye ulaştı. Başarıyla gerçekleşen operasyon sonrası baba Sami Çavuş, kızı Zehra Yaşar'a böbreğiyle yeniden hayat verdi.

    Prof Dr. Alper Demirbaş, ameliyat sonrası yaptığı açıklamada, operasyonu şöyle anlattı:

    'Bu ameliyat teknik olarak oldukça zordu. Çünkü normalde böbreklerin yüzde 95'inde bir atar damar, bir toplar damar vardır. Bu verici böbrekte milimetrik çapta dört damar vardı. Biz bu damarları birbirine bağladıktan sonra alıcıya naklettik. Ancak böbreği taktıktan sonra hemen idrar çıkarmaya başladı, oldukça iyi çalıştı.

    Bugüne kadar 2 binin üzerinde böbrek nakli yaptım. Bu şekilde 4 damar bulunan vaka sayısı 5'ti. Yani bu kadar az rastlanan bir durum. Bu küçük damarların birbirine birleştirilmesi işlemini vücut dışında gerçekleştirip daha sonra böbreği hastaya naklettik. Organ nakli ameliyatları her zaman için komplikasyonlara açık ameliyatlardır. Fakat ekip olarak oldukça aşina olduğumuz, çok sık yaptığımız bir ameliyattır. Bu ameliyat sadece bugün yaptığımız üçüncü böbrek nakli ameliyatı.'

    -ORGAN NAKLİNDE ARTIŞ VAR AMA-

    Mesleki kariyerinde organ nakli ameliyatlarına 2000 yılında başladığını belirten Prof. Dr. Alper Demirbaş, o yıl Türkiye'de 350 nakil yapıldığını vurguladı.

    Yıllar içerisinde geliştirdikleri yeni tekniklerle hastalarda engel olarak görülen şeker hastalığı, sarılık, kalp hastalığı, doku uyumsuzluğu, kan uyumsuzluğunu gibi sorunları tek tek aştıklarını belirten Prof. Dr. Demirbaş, şöyle devam etti:

    'Artık geldiğimiz noktada Türkiye'deki böbrek nakli sayısında ciddi bir artış var. Ancak bu artış canlı vericili böbrek nakillerinde. Kadavra vericili böbrek nakli sayısında dünya sıralamasındaki yerimiz hayli aşağılarda. Ama şu da bir gerçek ki Türkiye'de her yıl 10 binin üzerinde hasta kronik böbrek yetmezliği tanısı alıyor. Şu anda 70 bin civarında insan diyalize giriyor. Bu insanların normal hayata dönebilmeleri ve gerekli organ nakli ameliyatlarını gerçekleştirebilmek için ihtiyacımız olan tek şey organ. Kadavradan yani ölmüş kişilerden olan bağışlar ne yazık ki bir miktar artsa bile ihtiyacı karşılamaktan oldukça uzak.

    Biz ekip olarak, hem canlı vericili nakillerin hem kadavra vericili nakillerin artmasını, böylelikle bu hastaların normal hayatlarına dönmelerini umuyoruz ve bunun için de oldukça yoğun çalışıyoruz. Şu anda Antalya Medicalpark Hastanesi Organ Nakli Merkezi olarak dünyanın en büyük böbrek nakli merkeziyiz.'

    Prof. Dr. Demirbaş, Türkiye'de yaklaşık 60 bin kişinin organ nakli beklediğini de sözlerine ekledi.













  2. Yeni Admin
    Administrator

    Cevap: Organ Nakli İle İlgili Hikaye

    Reklamlar



    Bu hikaye tam kelime ile böbrek nakli olan hastaların yaşadığı sıkıntıları ve böbrek naklinin ne kadar değerli olduğunu ve ne kadar değerli olduğunu ameliyata girmeden önceki hem tedirginliğini hem de sevincini hem de böbrek naklinden sonra yaşanan sevincin ve bu güzel duygunun yaşanan tatlı hüznün nasıl yaşandığını anlatan çok mükemmel ve gerçek bir hikayedir.







+ Yorum Gönder