+ Yorum Gönder

Konu: NATO Nedir? NATO Tarihçesi ve NATO’nun Görevleri

  1. Suskun
    Moderator

    Reklamlar


    NATO Nedir? NATO Tarihçesi ve NATO’nun Görevleri

    Reklamlar






    NATO Ne Demektir? NATO Tarihçesi ve NATO’nun Görevleri Nelerdir

    NATO’nun kuruluş amacı ile görevleri




    NATO (İngilizce resmi: North Atlantic Treaty Organization, Fransızca resmi: Organisation du Traité de l’Atlantique Nord (“OTAN”) ve Türkçe: Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün kısaltması), resmen açıklanmasa da II. Dünya Savaşı sonrası oluşan politik ayrımda, İngiliz Lord Ismay’ın deyişi ile “Rusları dışarıda, Almanya’yı alaşağı edilmiş halde ve ABD’yi içeride” tutmak için kurulmuştur. Yani amaç salt SSCB’ye karşı güvenlik değil, aynı zamanda Avrupa’nın güvenliği için ABD’nin katkı koymasını sağlamak, Almanya’nın yeniden silahlandırılmasını bölgeye tehdit oluşturmadan gerçekleştirmektir. Çünkü bilindiği gibi o dönemde ABD kongresi ve kamuoyu ülkenin Avrupa ülkeleri arasındaki ilişkilere karışmasını istemiyordu.

    9 Nisan 1949′da Washington Antlaşması ile kurulan NATO bir kollektif savunma örgütü olarak bilinmektedir. Kurucu antlaşmanın özellikle üçüncü, dördüncü ve beşinci maddeleri önemlidir. Bu maddelerle üye ülkeler, ortak savunma için yeteneklerini geliştirmeye, herhangi bir üyenin toprak bütünlüğü, siyasî bağımsızlık ve güvenliği tehlikede olduğunda bir araya gelmeyi ve herhangi birine saldırıldığında bu saldırıya hepsine karşı yapılmış bir saldırı olarak kabul etmeyi taahhüt etmişlerdir. Bu çerçevede belki de en önemli ve tartışmalı madde, NATO’nun görev sahasını belirleyen 6. maddedir. Literatürde “alan-dışılık” (out of area) kavramıyla anılan bu düzenlemeye göre, NATO sadece sınırları antlaşmada açıkça tarif edilen Kuzey Atlantik bölgesinde meydana gelen saldırılara karşı işlevseldir. Soğuk Savaş’ın sona ermesinden sonra “esnek yorum” yöntemiyle içeriği genişletilen bu madde, özellikle Afganistan müdahalesiyle tamamen işlevsiz kılınmıştır.

    NATO’nun kuruluşuna karşı, SSCB ve Doğu Bloğu ülkeleri kendi savunma durumlarını gözden geçirmişler ve 1955′te Federal Almanya’nın NATO’ya alınması üzerinde de Varşova Paktı’nı kurmuşlardır. Böylece Soğuk Savaş olarak anılan ve 1991′de Varşova Paktı’nın kendini lağvetmesine kadar süren kutuplaşma da iyice belirginleşmiştir.

    Türkiye ve Yunanistan 1952 yılında eş zamanlı olarak NATO’ya kabul edilmiştir. Sadece demokrasi ile yönetilen Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinin bulunduğu bu ittifaka, İspanya, Franko diktatörlüğü yıkıldıktan sonra, 1982 yılında katılmıştır. Avrupa güvenliğinde ABD’nin bu denli etkili olmasına karşı çıkan De Gaulle döneminde NATO’nun askeri kanadından çekilen Fransa, Sarkozy dönemiyle birlikte NATO’yla ilişkilerini tekrar geliştirmeyi en önemli dış politika önceliklerinden birisi yapmıştır.

    NATO’nun etkinlği dış güvenlik ile sınırlı kalmamıştır. 1950′li yıllarda İtalya’dan başlayarak NATO ülkelerinde gizli Özel Harekat daireleri kurulmuştur. Gladio adı ile anılan bu birimler ülkelerdeki devrimci sol hareketler başta olmak üzere her tür muhalefete karşı bir önlem olarak oluşturulmuştur. Bu birimler aynı zamanda Derin Devlet kavramının da ortaya çıkmasında büyük rol oynamıştır. Pek çok ülkede daha sonra bu birimler ortaya çıkarılarak sorumluları yargılandıysa da, Türkiye dahil çoğu ülke bu süreci henüz yaşamamıştır. NATO, Soğuk Savaş sonrası Gladio kurumlarının dağıtıldığını iddia etse de, bu birimlerin şu anki durumu hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır.

    SSCB ve Doğu Bloğu’nun dağılması ve Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle varlığı ve amaçları tartışma konusu olan NATO, kendine yeni hedefler ve görev sahaları edinmiştir. Bu çerçevede 1990′lar boyunca çeşitli dönüşümler geçiren NATO, 11 Eylül saldırılarını takiben iyice belirginleştiği üzere uluslararası terörle mücadeleyi ana hedef olarak belirlemiştir.

    Diğer yandan, doğal afetlere müdahalede harekete geçirilmesi de 2005 yılında ard arda gelen doğal afetler sonucunda gündeme gelmiştir. Üst düzey uluslararası zirvelerin ve uluslararası spor etkinliklerinin güvenliğinin sağlanması gibi farklı faaliyetlerde de bulunmaya başlayan NATO, “insani müdahale” olarak adlandırılan kimi askeri harekatlarda da bulunmaktadır. Yugoslav savaşları, NATO üyesi ülkelerin ayrılıkçı Hırvatlara, Boşnaklara ve Arnavutlara sunduğu açık siyasi ve askeri destekle, Yugoslavya devletinin yıkılışıyla sonuçlandı. İlk kapsamlı NATO askeri harekatları olan Kararlı Güç ve Müttefik Gücü harekatları sonrası ise, eski Yugoslavya topraklarında, NATO askeri üsleri kuruldu.

    Özellikle Gladio birimlerinin teker teker ortaya çıkması ve ABD’nin Irak ve Afganistan işgallerinde oynadığı rol, NATO’ya ciddi eleştiriler yöneltilmesine sebep olmuştur. Ayrıca, BM kararlarının NATO’ya herhangi bir etkisinin olmadığı görüldükten sonra, pek çok grup NATO’ya karşı muhalefeti arttırmışlardır. 21. yüzyıla girilirken, NATO’nun geleceği konusunda tartışmalar hala devam etmektedir.

    NATO’nun Askeri Yapısı

    Teşkilatın askeri yapısı, üye ülkelerin Genelkurmay Başkanlarından veya onlar adına daimi görev yapan temsilci askeri personelden oluşur. Konseye karşı sorumlu olan Askeri Komite, ittifakın en üst düzeydeki askeri merciidir. Konseye ve Savunma ve Planlama Komitesine askeri konularda bilgi sağlayan ve önerilerde bulunan Askeri Komite, iki büyük Nato Komutanlığına direktif verebilmektedir.

    NATO’nun Değişmeyen Prensipleri

    2002 Prag Zirvesiİttifak, savunma amaçlıdır.
    Caydırma için yeterli bir gücü muhafaza etmek esastır.
    Üyelerin toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı garanti edilerek dünya barışına katkı devam ettirilir.
    Üye ülkelerden birine yapılan tecavüz, tamamına yapılmış kabul edilir. (5 nci madde)
    İttifak, Avrupa’da ABD’nin konvansiyonel ve nükleer askeri varlığını zaruri sayar.
    NATO Savunmasının kollektif tabiatı, işbirliğine ve entegrasyonuna istinad eder.
    Nükleer silahlarda sıfır çözüme ulaşıncaya kadar, konvansiyonel ve nükleer silahların uygun bir kombinasyonunu kullanmaya devamı zorunlu görür. Nükleer silahların amacı siyasi olup, ittifakın güvenliğinin en önemli garantisidir. Bu kuvvetler savaşı ve dengeyi korumak için asgari düzeyde tutulur.

    NATO’ya Göre Tehdit Değerlendirmesi
    Doğu Bloku’nun dağılmasından sonra NATO’nun geleneksel tehdit değerlendirmesi sona ermiştir. Bunun yerini Belirsizlik, İstikrarsızlık, çok yönlü tehdit ve riskler alIr. Buna göre; 1990′lı yıllardan itibaren Türkiye ve NATO için esas risk, Rusya’nın cepheden planlı bir taarruzundan ziyade, bölgesel kriz ve çatışmaların teşkil ettiği riskler teşkil etmeye başlamıştır.

    Büyük NATO Komutanlıkları

    NATO’nun halen Askeri Komiteye bağlı Atlantik Müttefik Komutanlığı ve Avrupa Müttefik Komutanlığı olmak üzere iki büyük komutanlığı bulunmaktadır. Ayrıca Kanada ve ABD Bölgesel Planlama Grupları da mevcuttur. Savunma Planlama Komitesinin 12 Mayıs 1992 tarihli kararıyla; “CINHAN” adıyla bilinen Manş Müttefik Komutanlığı, teşkilatı ve sorumluluk sahası tadil edilerek 1 Temmuz 1994 tarihinden itibaren “Afnortwest” adıyla Avrupa Yüksek Komutanlığına bağlanmıştır. Avrupa Müttefik Komutanlığı (ACE)’nın sorumluluk sahası; kuzeyde, Norveç’in kuzey burnundan Akdeniz’in güney kıyılarına; Batıda, Atlantik Okyanusu’ndan Türkiye’nin Doğu sınırlarına kadar uzanır. “SHAPE” adıyla anılan karargahı, Belçika’nın Mons şehrindedir ve komutanı “Saceur” olarak bilinir. Saceur’un ana ast komutanlıkları ise; Kuzeybatı Avrupa Müttefik Komutanlığı (AFNORTWEST), Merkezi Avrupa Müttefik Komutanlığı (AFCENT) ve Güney Avrupa Müttefik Komutanlığı (AFSOUTH)’dur

    AFSOUTH (Güney Avrupa Müttefik Komutanlığı)’nın Kuruluşu da şöyledir:

    (1) LANDSOUTH: Bir İtalyan Generalinin komutasında İtalya’nın savunulmasından sorumludur.

    (2) LANDSOUTHEAST: Karargahı İzmir’de olup, bir Türk Generalinin komutasında Türkiye’nin savunmasından sorumludur.

    (3) AIRSOUTH: Güney Bölgesi Hava Komutanlığıdır. Nato’nun komutanlık yapısı; gelişen durum ve şartlara uygun olarak değişikliğe açık bir özellik arzeder.

    NATO’nun Genişlemesi
    NATO’nun genişlemesinden maksat; karşılıklı hak ve yükümlülükler çerçevesinde ittifaka tam üye statüsünde yeni üyelerin kaydedilmesi ve dolayısıyla NATO’nun sınırlarının genişletilmesidir.

    29 Mart 2004 Tarihinde NATO’ya 7 yeni üye ülke daha katıldı. Bu ülkeler; Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya, Slovakya, Slovenya’ dır.
    1 Nisan 2009 Tarihinde NATO’ya 2 üye daha katıldı. Bu ülkeler; Hırvatistan, Arnavutluk, Makedonya ise Yunanistan tarafından veto edilmiştir. Kıbrıs Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Türkiye tarafından veto edilmiştir.

    Bu arada Nisan 2008′de Bükreş’te yapılan NATO Zirvesinde, Rusya’nın bütün tehditlerine rağmen, Ukrayna ve Gürcistan ‘ın da ileride NATO’ya tam üye olacakları karar altına alınmıştır.














  2. Misafir

    Cevap: NATO Nedir? NATO Tarihçesi ve NATO’nun Görevleri

    Reklamlar



    Simgesini görür görmez aklıma geliyor nato hakkında bilgiler







+ Yorum Gönder